Dervişin sükûtundan anlamayan kelâmından hiç anlamaz ya boşver (s.K)
-Sözlük beni kutsa ciddiyim bak-
May 30th
11:00 AM

11:00 AM

Anlamadığım Şeyler!

Anlamadığım Şeyler!

Bazılarını rahatsız edebilir yazı. Olur, o arada. Ben de rahatsızım pek çok şeyden sesim çıkıyor mu? Aç bi blog yaz sende.

Şimdi bak. Ben aynı anda Facebook’ta hem Björk’ün sayfasını hem Demet Akalın’ı like eden bir kız değilim. Ben Demet’i like ederim.

“Game of Thrones” efsane dizi, izliyorum diye de dolanmam etrafta. Bazen sus dimi, izliyorsan da sus. İzle evde, konuşma her yerde. Bütün dünyanın duymasına gerek yok diziyi izlediğini. Herkes anlıyor o diziyi bi sen değilsin, hatta insanlar anlıyor o diziyi sen değilsin o insanlar.

 Bir kız neden Scarface’i like eder hadi etti aynı kız niye Notebook’ta ağlar onu da anlamam. O film bir Godfather değil ya. Bir kızın o filmi sevmesi imkânsız. Belli, çocuk seviyor bizimki de  “ortak noktalar” muhabbetini yaratmaya çalışıyor. O filmi bir kızın sevmesini sağlayabilecek tek aşk da mutsuz bitiyor zaten. Adam öldürüyor ya kız kardeşini!

Godfather! Bak güzel film cidden her seferinde baştan izlerim, repliklerin hepsini bilirim. O gücü, o kibiri izlemeyi severim.1972 Al Pacino’sunu senden daha çok severim. O gücü, o kibiri görmek isterim tanıdığım pek çok erkekte. Ama şimdi böyle klasik Godfather repliklerine bel bağlayan, kendini öyle görenleri anlamıyorum. Sürekli bir paylaşım, neydi o laf  “ailesiyle vakit geçirmeyen bir erkek asla gerçek bir erkek olamaz” Yaa ne diyorsun yaa… Bu lafı söyleyince başıma Michael mı oldun şimdi. Daha dün City’de leş gibi içiyordun “Last Friday Night” söylüyordun dans ediyordun. Yaa sen Katy Perry’nin şarkısını ezbere biliyorsun ya ne Corleone’si.  Bi adama bak bi sana bak. Off yoruldum. Adam 1.68, Sicilyalı, İtalyan aksanıyla İngilizce konuşuyor, politikada tanıdıkları var, milletin atını kesiyor. Sen? Bi laf paylaşınca erkek oldun aile oldun, daha dün Twitter’da “off sabah dersleri:(” yazıyordun la.

İkizler dengesiz olur ya bu burca ait biri neden bu “dengesizlik” haliyle övünür onu da anlamam. Akrep olan biri, akrepler çok huysuz olurdaki “huysuzu” niye burcunun özelliğini anlatırken söyler onu da anlamam. Yarın güneş tutulması var bu arada en çok oğlak yay terazi etkilenecekmiş.

Niye bir erkek “ben hayatımdan eski arkadaşlarımı çıkartıyorum” diye bir cümle kurup 6 ay sonra bir anda “kankalarına” geri döner, “hadi la iki pes atak” cümlesinin başkahramanı olur onu da anlamam, hadi bunu anladım niye böyle bir cümle kurarsın ki bırak dursun arkadaşların hayatında ergen misin ya? Şimdi daha mı iyi oldu susaydın o zaman şimdi konuşmazdı kimse. Madem ergen tribi atacaktın keşke biraz içine ağlasaydın o da ergen tribi günlük tutsaydın. Konuştun konuştun şimdi..

Niye “ben asla sarhoş olmam” diye bir cümle var ki. Ol sarhoş manyak mısın? Zaten hayatının çok büyük bir kısmı ayıksın niye sarhoş olmamakla övünüyorsun ki? Güç göstergesi değil bu, sarhoş olacak arkadaşım yok demek, sarhoş olacak muhabbetim yok demek, benim eğlencem yok efkârım yok evde belgesel izlemekten hoşlanıyorum demek.

Kimse de belgesel sevmez yeme beni DigiTurk’te kaçıncı kanalda onu bile bilmezsin sen. Senin kanallar belli 71-81 arası. Biliyorum göz ucuyla Kuzey’i de izliyorsun arada sorsam ama yok asla ben hep “Big Bang Theory” izliyorum dersin. Bak bir Facebook’a belgesel like eden var mı? Hep Notebook hep Notebook…Ay hiç sevmem o filmi de neyse.

Sesim güzel olsa, O ses Türkiye’ye katılırım, ne biliyim birine vokal olmaya çalışırım niye IF’ de sahneye çıkayım. Anlamam mesela. Niye ne söylediğini umursamayan sadece karı kız peşinde olan bir kitleye şarkı söylüyorsun ki, onlar sen söylemesen de sever seni, sever onlar seni, seni onlar sever…

“Eskişehir çok güzel şehir” Anlamam. Ya sen kimi yiyorsun ya. Eskişehirli olmayan hiçbir üniversite öğrencisi ne biliyim orda akrabası falan olmayan kimse hadi bir gidelim diye gitmez Ankara’dan Eskişehir’e. Klasiktir Eskişehir’in “şehrine” gitmez hiçbir erkek Ankara’dan. Adam ol açık açık de “Porsuk Çayı umrum değil zaman olursa sonrasında bir çay içeriz” de. Zaman da olur ayrıca erken biter işin. Seyahat sebebi?  “Business or Pleasure?” sonuçta.

Taktın sen Facebook’a diyeceksin ama hadi yaptın “in a relationship” niye “with Sabri” koyuyorsun ya. Anlamam. Unutuyor musun kiminle çıktığını? Nüfus cüzdanında bile sadece “evli” yazıyor kimse kimle evli olduğunu merak etmiyor. Merak etme zaten gerçekten bilmek isteyen bırak çıktığını aklından geçirdiğini bile öğrenir. Haa ama diyorsan ki ben unutmuyorum kimle birlikte olduğumu da “benimkinin” kafası karışıyor arada, o zaman olur bak.

“Çok rahat biri ya çok özeniyorum ona” Niye? Anlamam. Çok rahat biri umursamazdır. Umursamaz biri bencildir. Bencil mi olmak istiyorsan? Tabi ki stres yapacaksın. Sınavın varsa çalış biraz ne biliyim oturma gebeş gebeş, ödevini yap, quize gir yani nedir? Cool mu oluyorsun bunları yapmayınca hayır baya saçma oluyorsun.

Kızlar! Pucca okuyup durmayın sizde. Sıkıyor işte, o tiple ne yaşayacak o kız ya.

Daha bir sürü anlamadığım şey var da susuyorum. Ama asıl artık cidden susuyorum, hani sen de susuyorsun ya böyle bi habermiş gibi davranıyorsun ya. Sanki çalışma masanda don bulmuşuz da “hangi don ya” diyorsun ya. Artık ben de öyle diyorum.

Tanrım beni kırıştırma, yere doğru yaklaştırma, sarkıtma buruşturma, hep gergin olayım hep taze, beni herkesle karıştırma.

Yazar:Işıl Karaaslan

11:00 AM

Laz aklı,Seviyorum ben laz olmayı :)

10:59 AM

Adımız Çıkmış Türklere..

Allaha emir verme olayı…

Otururuz bütün gün Allah’a emirler verip dururuz,”Allahım sen ona akıllar fikirler veri yok “Allahım sen beni koru”,”sen onu yap”,”bunu yap”,”şunu yap” diye.Emredersiniz,oh ne ala,ver emirleri otur aşşağı sen bir şey yapma.

Bir de emir verdiğimiz kişiye bakarmısınız?Kocaman Allah.“Beni koru Allahım”.Korumadı işte,ne yapıcaksın? O da sana cevabını böyle,yani korumayarak veriyor işte.

Demek sen bunu hak etmedini gerekli önlemleri almadın ki o da korumaya korumaya gerek duymadı seni.Oysa sen bir parça kendin adına birşeyler yapabilmiş olsan,o çoktan seni sonuna kadar korumaya hazır.Ama bakıyor ki sen kendin bile kendine hakettiğin değeri vermiyorsun,dahası tembel ve üşengeçsin,oturduğun yerden Allah’a sipariş vererek işi kurtarmak istiyorsun.Yok öyle şey…

Oysa onun istediği şey çok açık.İlk başta kendinize saygı güven ve sevgi duyun.Ondan sonrasını da bana bırakın..

“Ey kullarım.size akıl verdim,tedbirinizi alınız..”

Aynen böyle demiş kendisi büyük kitabında.

“Seni Allaha  havale ediyorum tamam oldu Allahta zaten sabırsızlıkla bu havalenin gelmesini bekliyordu

10:59 AM

uyarı:
—-ağır geyik içerir—-
elbette doğru olan önermedir.
zira ortadoğu liderleri, başbakanımızın karizmasına ve yakışıklığına tav olmuş ve sermayelerini ülkemize fütursuzca aktarmışlardır.

zannımca ortadoğu komple gay galiba.

—-ağır geyik içeriği sonu—-


lütfen okumaya devam edin. ilginizi çekecek dilde yazmaya gayret edecem.

geçtiğimiz 1 sene içerisinde, yani arap baharının başladığı günden bugüne dek, kuzey afrika ve avrupa’nın söz sahibi ülkeleri içinde lideri değişmeyen tek ülke almanya oldu. diğer ‘ağır top’ ülkelerin tamamının yani, ingiltere, fransa, yunanistan, ispanya, portekiz ve italya’nın liderleri bir şekilde değişti. küçük ülkeleri saymıyorum bile. ve ne tuhaf ki lider değiştirenlerin hepsi ekonomik krizle boğuşuyor.

ama bunlar hep karizma ve yakışıklılık eksikliğinden oluyor. talihsizlik işte.

liderlerinin değişmesi istenen, fakat şu ana dek başarılı olunamayan iki ülke kaldı; iran ve suriye. ama çabalar sürüyor tabi. en son bugün çıkan habere göre, obama, putin’e ‘gel beraber şu esad’ı ikna edelim liderlikten çekilsin diye’ işbirliği önerdi.
var, bir hazırlık var. ama neye ne için, şimdilik bulanık, tam net değil. 

bizim ülkemize gelince, para, oluk oluk akıyor evet. trump gelip iki tane gökdelen dikiyor durduk yere istanbul’a, sanki istanbul’dan başka dünya üzerinde yer kalmamış gibi, sanki en çok kârı istanbl’dan elde edecekmiş gibi. sonra bir sebepten yargı konusu oluyor diktiği gökdelen ve açılışında, yıkılması gündeme geliyor. karizmatik başbakanımız, ‘biz iktidarken, burayı kimse yıkamaz’ deyiveriyor.

trump’ı bilmeyenler için, amerika’nın emlak kralıdır. ciddi ciddi ağır abisi ve para babasıdır. öyle böyle değil. multimilyarder.

amerikanın bir başka ağır abisi soros, gelip türkiyede yağ sektörüne giriyor. zeytinyağı ve ayçiçek yağı ile ilgili pek çok firmayı satın alıyor. politikaya soyunuyor, chp’li gürsel tekin’in geçtiğimiz haftalarda yaptığı istifasın ardında soros’un olduğundan, yeni bir parti çalışmasından bahsediliyor.
bunları ben uydurmuyorum, sağdan soldan okuduklarımı yazıyorum.
okuduklarımı da komplo teorisyenleri değil, bildiğin günlük ulusal gazetede yazan, gazeteciler yazıyor.

bilmeyenler için soros; büyük spekülatördür. dünyanın para babası denebilir. öyle ki 2008 finansal krizinde yardım etmesi için amerikan merkez bankasının (şu meşhur fed) yardım istediği söylenmişti. (para yardımı değil, fikir yardımı) hatta çekilen bir filmde konusu geçmişti, fed başkanı ile soros telefonda konuşuyorlardı falan. 

soros, ülkelerde liderleri devirebilecek güçte bir organizasyon yapısına sahiptir. kendi beyanatına göre romanya’daki çavuşesku diktatörlüğünü ben devirdim demiştir.
öyle para sahibidir ki, geçen sene ibm (şu bildiğimiz teknoloji devi firma) batmasın diye, borsada 11 milyar dolarlık ibm hisse senedini satın aldı. evet 11 milyar dolar para verdi. ve parası da bitmedi. bu rakamları, yazmak kolaydır. hani dile kolay gibi.

soros’un türkiye macerası yağla sınırlı değil elbette. 
soros’un şu meşhur turuncu devrim diye adlandırılan, ülkelerdeki deneklenme faaliyetinin genel adı olan açık toplum vakfının ülkemizdeki en önemli destekçisi tesev’dir.

evet, türkiye’de tesev adında bir vakıf vardır. açılımı türkiye ekonomik ve sosyal etütler vakfı. ve bu vakfın müteveli üyelerinden biri de kemal kılıçdaroğlu’dur. kurucusu ise eczacıbaşı.
heyet listesinde kimler yok ki. eczacıbaşı, boyner, kamhi, alaton, m.ali birand, zabsu, mahçupyan, özyeğin, sabancı… merak edenler,http://www.tesev.org.tr/…
adresinden indirip vakıf senedine bakabilir, isimleri ve dernek faaliyetlerini, amaçlarını rahatlıkla görebilirler. devlet sırrı değil. 183. numarada kemal kılıçdaroğlu adını göreceklerdir.

tabi bu, kılıçdaroğlu soros’çudur anlamına gelmez, ama ne işi var orada diye düşünmeden de edemiyor insan. 
gerçi belki bir ispat da bulmuşlardır. google’a yazıp aratmak lazım, soros kılıçdaroğu tesev anahtar kelimeleriyle. 
ha evet, duyunca hiç şaşırmayacağınız gibi; soros, yahudi’dir.
ve ilginçtir ki kılıçdaroğlu’nun, bugüne kadar mavi marmara ve benzeri hadiseler de dahil olmak üzere, o kadar olan bitene rağmen, israil karşıtı tek bir cümlesi yoktur. hiç rastlamadım.

bir ay önceydi sanırım, 80 sonrası türkiyede cia istasyon şefliği yapan graham fuller, ‘türkiye’nin kesinlikle daha fazla islamcı olmaması gerek, türkiye’ye daha fazla sol lazım’ demişti. aynı şekilde kuzey ırak’ta kurulacak kürt devleti türkiye adapte olur, başkenti diyarbakır olur gibi sözler de söylemiş konuşmasında.
(konuşmasının tamamını http://www.radikal.com.tr/…
adresinden okuyabilirsiniz.)

80 darbesi sonrasında amerikayı telefonla arayıp ‘bizim çocuklar yaptı’ diye haber veren cia’nin, 80 sonrası türkiye istasyon şefi olan adamın konuşmaları bunlar. bir dönem cia başkan yardımclığı da yapmış. ‘ömrümü ortadoğu için harcadım’ diyen adam.
yani ciddiye alınmayacak, önemsenmeyecek birinin boş lafları değil.

biliyorum, yukarıda yazdıklarım bölük pörçük. 
bir sürü bilgiyi, kırıntılar halinde bir araya getirmeye çalışarak yazdım. ve bunları elbette aklımın, algımın, bilgimin izin verdiği ölçüde yazabildim. çünkü herşey için, net bilgilere ulaşmak imkansız. ben de pek çok insan gibi sadece taşları yerine oturtmaya çalışıp, o meşhur resmin bütünü görmeye çalışıyor, etrafımda olan biteni anlamlandırmaya çalışıyorum. hem, okuduklarımızın da bazı şeyleri çarpıtmak, saptırmak, manüpüle etmek için yazılmadığı ne malûm. 

ama bunlar hep, kara kaşımız kara gözümüz yüzünden mi başımıza geliyor, ya da amerika’daki tesev benzeri düşünce örgütlerinde konuşan başdanışman cüneyd zabsu’nun, 
(kendisi bim’in sahibidir, a101 de, aralarında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden ayrılan eski ortağıdır.) 
‘onu süpürüp deliğe atmayın, devirmek yerine ondan faydalanın’ dediği başbakanımızın karizması yüzünden mi oluyor, bilemiyorum.

bir söz: 
mutlu olman gerektiğinde, gerektiği kadar mutlu olmana izin verirler.

son söz:
kıymet verip okuduğunuz için teşekkürler.

dirent

10:59 AM

10:59 AM

10:59 AM

10:59 AM

10:56 AM

10:55 AM

10:54 AM

10:54 AM

evden yemek indirdiğiniz sokak köpeğinin açlıktan kemikleri sayılmasına rağmen yemeğe saldırmaktansa onu sevmeniz için gözlerinizin içine bakıp bacaklarınıza sürtünmesi.

işte köpekleri bu yüzden çok severim..

10:53 AM
10:53 AM